Salı, Temmuz 12, 2011

Tatilde
Tatilde ne yapılır?
Çimenlerin üzerinde saatlerce Hakan Günday okunur.350'lik roman bir buçuk günde bitirilir.
Öğlene kadar uyunur,yüz yıkama lavaboda değil Akdeniz'in tuzlu sularında yapılır.
Kulağına mp3'ünü takıp sahilde yürüyüş ve bisiklet yolunda son ses müzik dinlenir,tempolu yürüyüş eşliğinde..
Gazete haftada bire iner.O da bulmaca eki için.
Televizyon gece yarısından sonra açılır.Haberlerin tekrarını izlemek için.
Sahildeki o salaş balıkçıya gidilir.Masa deniz ürünleriyle donatılır.Karides güveç tabağında tereyağında yenir,kalamar o muhteşem sosuyla,çupra-levrek ızgara; barbun ve dil balığı ise kızartma tercih edilir.(Bunların hepsi aynı anda yenirse üstüne limonlu su içiniz:)
Cep telefonunun kendi kendine şarjı biter ve siz bunu çok geç fark edersiniz.
Saat takılmaz,
bugün ayın kaçıydı;bugün günlerden ne? gibi soruları çok sık sorarsınız.
Tatilde -hele de iki ay sürüyorsa- yıl boyu okunamayan kitaplar,aranamayan arkadaşlar;izlenemeyen filmler; hepsinin icabına bakılmalı.
Tatilde çok sevmeli-sevişmeli
Tatilde göz altı uykusuzluk torbalarına iyi bakılmalı...
Temizlik ve yaz tatili: Yok aynı cümlede uygun olmadılar.Bırakın dağınık kalsın,ha kumlara dikkat,ıslak mayoyla durmayın:)

Çarşamba, Haziran 08, 2011

Ah sanal evim,ne de tozlandın sen,
Az önce yazdım sana , bağlantı gitti kaydetmemişsin kendini....
Keşke belleğe de yazılsa ama unutmak daha kolay,tıpkı geçen gün koleksiyonumu geri dönüşüm kutusuna gönderdiğim gibi.Ama bu gerçek geri dönüşüm kutusu,atık kağıt bidonu vs.
Artık her kelimenin sanalda karşılığı var,belirtmek gerekiyor galiba..gerçek geri dönüşüm kutusu...Yıllardır biriktirdiğim şeylerin çöp poşetlerinde taşınarak o gerçek kutuya atılması....
Evet gerçekten yaptım,bir ömrün yarısını çöpe attım..ohhhh
Ah benim sanal evlerim,adreslerim;
Ne zamandır uğramıyordum sana;tozlanmıştır üstün,örümcek bağlamıştır...
Bahar gelmeden yaz geldi baharda; yazdayız ama YAZamıyorum,uzun uzun denize bakmam,dalgaları izlemem ve o an elimde bir kağıt kalem olması gerekiyor ki bunlar aynı anda olmuyor...
Benim için önemli olan bir koleksiyonumu atık kağıt kutusuna gönderdim,hayatımı basitleştireyim,bazı alışkanlıklarımı yenileriyle değiştireyim diye ama aynı gün pişman oldum;olsun gitti bitti artık.Evin bir kısmı nefes aldı sanki,rahatladı.
Ama bir devir bitti sanki 90'lar...İlk gençlik yıllarımın başlangıcı,sakladığım,onca ev-şehir taşıdıktan sonra bu son durakta attığım koleksiyonum.Evet hala orda kaldım ben,geçmişi sevmiyorum artık ben,artık atıcı olacağım ben... :)

Pazar, Şubat 06, 2011

İçinden ne geçiyorsa yaz...

Öyle demişti başlarda,
İçimden fırtınalar,kasırgalar geçti,yazdım,sakladım,sildim,gönderdim,değiştirdim...
Ama yazdım,
Şimdi sadece içimden geçiriyorum ya da iç geçiriyorum yazılanlara...
Elin,kalemin tutukluk yapması,bir yandan da tamamen silikleşmek istemiyor sanal mürekkep...
İnsanoğlu,bir bağı kalsın,bulunsun şu alemde diyor içinden...

İnsanoğlu,düşünmek,var olmak,sesini duyurmak istiyor,kimse okumasa da,en azından kendinin okuyacağından emin...

Perşembe, Kasım 11, 2010

Ne zamandır şöyle doya doya müzik dinlememiştim;Bach'ı bir kez daha keşfettim;en son dinlediğimde üniversitedeydim;keman sesi...
Sabah 5:30 da kalkmak zorundaydım;yolum da uzundu 40 dk. yol gideceğim,sabahımı diğer sabahlardan farklı kılan o güzel tını,sıcak poğaça gibiydi...En kötü zamanlarınızı güzel bir melodiyi ruhunuza doldurarak "iyi"leştirebilirsiniz.Müziğin iyileştirici tılsımını elbette ki yeni keşfetmedim;ama bu sabah ne zamandır uyanmadığım kadar mutlu uyandım,daha kolaydı hayat bugün,belki bu ödül bugün müziğe,yarın başka bir şeye..Psikoloji işte..
Günümü L.Cohen'le sonlandırmak istiyorum;şöyle bir best of....Offf Offfff....
Et bayramı yaklaşıyor,tıka basa olacağız; şimdiden iyi bayramlarrrr

Cumartesi, Ekim 16, 2010

Yeni şeyler söylemek lazım galiba;
Hayatımda pek eski bi'şey kalmadı ama yeniye dair de daha içini doldurmadığım şeyler var,boşlukta gibi...Yeni bir şehir,tanıdık gibi gelen yüzler,herkesi eskilerden birine benzetiyorum ama herkes yabancı,cep telefonum bazen hiç çalmasın istiyorum ama 5-6 saat çalmadığında da telefonumun ekranını kontrol ediyorum,şarjı mı bitmiş acaba:)

O an hangi şehirde yaşıyorsan o şehrin,o iklimin insanıyla ahbaplık ediyorsun,sonra uzun aralıklarla hal hatır sormalar ve sonra uzun sessizlikler,ben yeni şehrimde de uzun sessizlikler yaşıyorum galiba,
yazacak anlatacak bir şey yok,ahbaplık etmek istemiyor "ben" benle...
Kendimizin en iyi arkadaşıyız ya, şu sıralar aram limoni eski dostumla...

Kayda değer bir yazı değil,yazgı galiba.
Hepimiz bir şehri arkamızdan sürüklüyoruz,şarkıdaki gibi,"bu şehir arkandan gelecek..."
Hangisini ardımda bıraktım,hangisi peşimde,hangisi içimde?

İçimdeki yer, yeşil gökyüzü,beyaz deniz,sarı bulutlar,mor ağaçlar,mavi çimenler...
Böyle bir yer varsa ilk rezervasyon benden...

Salı, Ağustos 31, 2010

Yeni şehir yeni okul yeni ev..
Belirsizlikler bitti,merhaba Mersin,bir ömrü beraber kucaklayacağız...

Perşembe, Ağustos 05, 2010

Yine Yeni Bir Sayfa

Hep yeni sayfalar açmaktan bahsediyorum ya,sanırım yakında yine yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyorum,
Yeni okul,yeni bir ev ve yeni bir şehir...Evet bunlardan ikisi gerçekleşti,şimdi okulum da belli olsun,yeni sayfamı açayım artık...